145 milyon yıllık ayak izi
03 Mayıs 2009 Yazan Akkaya
Kategori Bilim Haberleri, Resim Galerisi
->
Ülkenin güneyindeki Köytendağ bölgesinde, dinozorlara ait olduğu belirlenen fosilleşmiş iki binden fazla ayak izi bulunduğu, izlerin uzunluğunun 20 ile 90 santimetre arasında olduğu kaydedildi.
Bölgede bilimsel araştırmalar yapan Mahtumkuli Üniversitesi öğretim görevlisi Dr. Anatoliy Buşmakin, geçen yıl da Kovurdak bölgesinde dinozorlara ait 114 ayak izi bulduklarını hatırlatarak, ilk ayak izinin 1960′lı yıllarda Rus bilim adamı Rodolf Yuferov tarafından görüldüğünü anımsattı.
Buşmakin, yeni fosiller sayesinde dinozorların yaşamına ilişkin ip uçları elde etmeyi umduklarını belirterek, yeni izlerle birlikte dinozorların göletlerde yüzdüğünü, yavrularıyla gezdiğini, hatta düştüğünü bile tespit ettiklerini söyledi.
Hurriyet
Dünyanın en büyük amatör roketi
30 Nisan 2009 Yazan Akkaya
Kategori Bilim Haberleri
->
Amatör roketçi Steve Eves, NASA’nın Saturn V roketinin 1:10 ölçekli modeli olarak dizayn ettiği roketi, şimdiye kadar yapılmış en büyük amatör roket.
11 metre yüksekliğe ve 750 kilogram ağırlığa sahip olan roket, 20 saniye havada kalarak 1300 metre yüksekliğe ulaştı. Roket daha sonra parçalarına ayrılarak paraşütle düzgün bir iniş yaptı.
Apollo mürettebatını görevlerinde uzaya taşıyan Saturn V roketinin dış görüntüsüne sahip olan roketin içindeki teknoloji oldukça yeni. Yeni elektronik techizata sahip roket, takdir edilebilir seviyede az yakıt ile uçuyor.
Eves’in roketinden sadece 2 metre daha büyük bir roket, neredeyse 40 yıl önce 1971′de yörüngeye oturmuştu. 13 metre yükseklikteki İngiliz “Black Arrow” roketi, Prospero adı verilen bir araştırma uydusunu yörüngeye yerleştirmişti.
ntvmsnbc
Çelikten 10 milyar kat güçlü yıldız kabuğu
15 Nisan 2009 Yazan Akkaya
Kategori Bilim Haberleri
Yapılan en son bilgisayar simülasyonlarının ölçümlerine göre, nötron yıldızlarının kabukları çelikten 10 milyar kat daha güçlü.
Nötron yıldızları, süpernova patlamalarının ardından devasa boyuttaki yıldızlardan geri kalan, ultra yoğun kütleler olarak biliniyor. Sahip oldukları yüksek yoğunluğu tanımlamak için “Güneş’in sahip olduğu kütlenin 20 kilometrelik bir çapa sahip küre içine sıkıştırılmış hali” tanımı kullanılıyor. Bazıları saniyede yüzlerce kez ekseni etrafında dönebiliyor.
Sahip oldukları sıradışı çekim gücü ve dönüş hızları nedeniyle, nötron yıldızlarının üzerinde bulunan girinti ve çıkıntıların, devasa büyüklükte dairesel dalgalar yayabileceği düşünülüyor.
Ancak bunun mümkün olması için, dış kabuklarının üzerinde girinti ve çıkıntıların olmasını ya da en azından yüzeylerinin asimetrik olması gerekiyor.
Yıldızlar yüzeylerinde bu tip girinti ve çıkıntıların oluşabilmesi için birkaç düşünce bulunuyor. Bir yıldız, başka bir yıldıza çarparak yüzeyini sıyırıp alabilir. Veya sıcak noktalarından yukarı fokurduyan bölümleri sonradan kuruyarak sertleşebilir.
Teoride, bu çıkıntılar yıldızın dış kabuğunda stabil hale gelebilir. Nötron yıldızları, dış kabuğu içinde nötron birikintisi barındıran yıldızlar olduğu düşünülüyor. Dış kabukta ise nötron zengini kristallerin bulunduğu düşünülüyor.
Indiana Üniversitesi araştırma görevlilerinden Charles Horowitz, “Bilinmeyenlerin en büyüklerinden biri, bu dış kabuğun ne kadar sert olduğu. Bir dağı kaldırabilecek kadar güçlü olup olmadığını, böylesi bir ağırlık altında kırılıp kırılmayacağını bilemiyoruz.” şeklinde konuşuyor
DAHA AZ ÇATLAMA İHTİMALİ
Laboratuvar ortamı, nötron yıldızının yüzeyinde var olan sıradışı durumları kopya edemeyeceği için, astronomların büyük kısmı bu malzemenin Dünya üzerindeki en güçlü materyallere benzediğini varsayıyor.
Ancak Horowitz ve ABD’nin Los Alamos Milli Laboratuvarı (LANL) çalışanlarından Kai Kadau’nun yarattığı bilgisayar simülasyonları, bu malzemenin düşünülenden çok daha güçlü olduğunu ortaya çıkardı.
Çelik ve kaya gibi malzemeler kırılabilir, çünkü bu malzemelerin kristalleri boşluklar içermektedir ve bu boşluklar çatlaklara, dolayısıyla kırılmalara neden olur. Ancak nötron yıldızlarındaki sıradışı basınç birçok dezavantajı ortadan kaldırıyor.
Sıradışı saflıktaki kristallerin parçalanabilmesi daha da zorlaşıyor. Bir küp şeklindeki nötron yıldızının kabuğu paslanmaz çelikten imal edilmiş bir küpe göre kırılmadan önce 20 kat daha fazla deforme olabilir.
KIRILMA NOKTASI
Ancak nötron yıldızının içinde bulunan atomlar çeliğinkinden çok daha hızlı bir şekilde tekrar bir araya geliyor. Horowitz’in açıklamasına göre, bu durum ancak çelikten 10 milyar kat daha yüksek basınçlara maruz kalınca kırılmasına neden oluyor.
Pennsylvania Eyalet Üniversitesi’nden Benjamin Owen, simülasyonun daha önceleri astronomların aklını kurcalayan “daha güçlü olabilir” şüphelerini sabitleştirdiğini ifade ediyor: “Birkaç yıl öncesine kadar bu konuda bir avuç kanıt bulunuyordu ancak, yapılan bu hesaplamalar durumu daha açık ifade ediyor.”
Daha güçlü kabuğun varlığı, tahmin edilenden daha büyük, birkaç kilometre uzunlukta 10 santimetrelik çıkıntılaroluşmasına imkan tanıyabilir.
DAHA GÜÇLÜ SİNYAL
Owen, konuyu şu şekilde açıklıyor: “Şimdi, bir nötron yıldızında oluşabilecek en büyük tepenin tahminlerimizden 10 kat daha büyük olabilir”
Bu durum, yeryüzünde pek bir şey ifade etmiyor ancak, nötron yıldızlarının dönüş hızları göz önünde bulundurulduğunda, bu durum daha önceki hesaplananlardan 100 kat daha fazla enerji sahibi olan yer çekim dalgalarının oluşmasına olanak tanıyor. Bu denli enerjiye sahip dalgaların varlığı, yeryüzünde yapılan deneylerin, daha güçlü sinyaller nedeniyle, daha kolay ölçümlenebilmesini sağlayabilir.
Simülasyonlar ayrıca yıldızlarda oluşan depremler konusunu da aydınlatabilir. Owen, daha güçlü bir kabuğun varlığının, depremler sırasında oluşan gamma ışını yayılımını ve yerçekim dalgalarının daha çok enerjiye sahip olarak yayılabileceğini ifade ediyor.
ntvmsnbc





